Denklik Süreci Ne Kadar Sürer? Komik Bir Yolculuk
Giriş: Denklik Nedir ve Neden “Beni Bu İşin İçinden Çıkarın” Dedirtir?
Hepimiz o ilk günleri hatırlıyoruz değil mi? Hayatımızda önemli bir dönüm noktası: “Denklik başvurusu.” Ne kadar gururlu ve heyecanlı olsak da, bir yandan da “Eyvah, bu iş ne kadar sürer?” sorusuyla baş başa kalıyoruz. Hani İzmir’de bir kafede çay içerken “Yok ya, hemen hallolur” dediğimiz o umutlu anlar var ya, sonra o süreçle ilgili her yeni bilgi aldığımızda kafamızda bir “Bakalım, kaç yıl?” sorusu beliriyor. Ama arkadaşlar, evet, bu işler bazen öyle bir hal alıyor ki, denkliğin ne kadar sürdüğü değil, o süre boyunca neler yaşadığınızı sorgulamak daha ilginç hale geliyor.
Evet, gerçekten de denklik süreci ne kadar sürer? Gerçekten iki hafta mı? Bir ay mı? Yoksa bir ömür mü? İşte, tam da burada, sizin gibi, İzmir’de kahve içerken içten içe “Denklik süreci ne kadar sürer?” diye merak eden, ama dışarıya asla bunu belli etmeyen ben devreye giriyorum.
—
Denklik Süreci: İlk Adımda Hedefe Ulaşmak mı, Yoksa Bir Gün Cevap Alabilecek Miyiz?
Diyelim ki bir okuldan mezun oldunuz, diplomanızı aldınız ve şimdi Türkçe’ye çevrilen o belgeleri toplayıp “Denklik başvurusu” için harekete geçtiniz. Burası bizim hayatımızda en karmaşık dönüm noktalarından biri. Çünkü denklik başvurusu yapmak, biraz da bir çeşit “sınav” gibi bir şey. Sadece akademik değil, sabır sınavı.
Başvuru yapıldı.
Belge tamam.
İmzalar, evraklar, her şey tamam mı? Evet, işte her şey yerli yerinde. Ama sonra geriye dönüp bakınca, o başvurudan birkaç hafta sonra gelen “Başvurunuz alınmıştır” yazısı, tıpkı İzmir’de bir yaz akşamı beklediğiniz serin rüzgar gibi: Bekleniyor ama bir türlü gelmiyor.
Hadi gelin, birlikte bu sürecin meşhur aşamalarına göz atalım:
Başvuru: Her Şeyin Başlangıcı (Ama Nereye Gittiğini Kimse Bilmiyor)
Başvuruyu yaparken “Yahu bu kadar zor ne olabilir ki?” diyorsunuz, değil mi? Sonra birkaç hafta içinde, başvurunun nerede olduğu hakkında soru sormaya başladığınızda, aslında “Ya ben buna hazır mıyım?” sorusuyla baş başa kalıyorsunuz.
Düşünün, başvurunuz ilk alındığında umutlu bir şekilde:
“Yağmurda ıslanmadık, herkes birbirini tanıyor. Bunu kısa sürede çözerim.” diyorsunuz.
Ama gerçek şu ki, belgeler bir türlü “kontrol edilmiyor” çünkü o işlemi yapan memur da öğle yemeğini yediği anda kayboluyor.
—
Denklik Süreci: İkinci Aşama – Bekleme ve “Bakalım Bir Yerde Çıkar Mı?”
Aha, işte o bekleyiş… Zamanın ne kadar hızlı geçtiği, birden size sorulan en zor soru haline gelir: “Denklik süreci ne kadar sürer?”
1. Hafta: “Hadi ya, biraz sabır. Bir hafta sonra sonuç gelir gibi.”
2. Hafta: “Bakalım, bu hafta da belki haber gelir.”
3. Hafta: “İyi de ben sabırlıyım, ama şuraya gidip ‘bu iş ne oldu’ diye sormazsam içim rahat etmiyor.”
Ve sonra bir gün, öyle bir cevap alırsınız ki, çözüm yolu netleşir. “Bize gönderilen evraklarla alakalı, orada eksiklik olabilir.”
İçimden geçen: “Eksik olan evrak nerede? Neden bu kadar geç aldınız bunu?”
Biraz sıkıldım tabii, ama bir şekilde cevap almak bile umut verici.
—
Denklik Süreci: Üçüncü Aşama – “Eyvah, Gelecek Sorularla Daha Çok Zaman Geçecek Gibi”
Bir süre sonra denklik süreci, bir nevi hayatınızın en önemli sorularına dönüşüyor. Kendinizi neredeyse her gün “Denklik süreci ne kadar sürer?” diye sorarken buluyorsunuz. Çünkü kafanızda soru işaretleri uçuşuyor. Düşünsenize, bir anda denklik belgelerini almak için gittiğiniz kurumda memurun “Bunu da çözmek için biraz daha bekleyin” demesi nasıl bir duygu? Aynı, “Yarın mutlaka yaparım” dediğiniz işler gibi bir şey.
Bakalım bir bakış açısıyla düşünün:
“Sürekli gidip geliyorum. Acaba işlem nereye kadar gidecek?”
Evet, ben de böyle bir sürece girdim, ama hakikaten anlamıyorum. İçimdeki “benden sorulur” kısmı der ki, “Hadi ama ne yapacağız ki? Sonuçta adalet yerini bulur.”
—
Denklik Sürecinin Tam Ortasında: Sizinle Dalga Geçen Ev Arkadaşınız!
Bir gün, evde arkadaşınızın sesi duyuluyor:
Arkadaş: “Denklik ne oldu?”
Ben: “Ah, uzun hikaye.”
Arkadaş: “Ya süresi ne kadar? Ben hep duyuyorum ama kimse net bir cevap veremiyor!”
Ben: “İşte, seni de böyle salak gibi sorularla baş başa bırakmak için bekliyorum!”
Gerçekten de, bu sürecin asıl komik kısmı, başvurunun ardından gelen o kasvetli bekleyiş. Ama o kadar çok soru soruluyor ki, bir süre sonra kafanızda aynı soruları kendiniz sormaya başlıyorsunuz.
Gelecekten Ben:
“Denklik süreci ne kadar sürer?”
“Sonsuza kadar mı?”
“Yoksa biraz daha bekleyeyim mi?”
Hadi gelin, gelin! Bu süreci tamamen komik hale getirelim, çünkü gerçekten hiç kimse sonucun ne zaman verileceğini bilmiyor. Her gün beklenti, sürekli “Hadi bir şey olsun” modunda oluyor.
—
Denklik Sürecinin Sonu: Sonunda Sonuç ve “Gerçekten Mi?”
Bir sabah, sonunda, bir e-posta alıyorsunuz. Hadi bakalım, Denklik süreci ne kadar sürer sorusunun cevabı artık geliyor.
E-posta: “Başvurunuz olumlu sonuçlanmıştır. Tebrik ederiz!”
Evet, işte bu kadar. Ama belki de asıl komik olan, sadece bu yazıyı okurken bile o sabırsız bekleyişi hissetmenizdir. Zira, bütün süreç sonunda, istediğiniz sonuca ulaşmanız kadar, aslında sürecin getirdiği sabır dersinin ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyorsunuz.
—
Sonuç: Denklik Süreci Bir Mizah Mıdır, Yoksa Ciddi Bir Dönüm Noktası mı?
Denklik süreci gerçekten çok eğlenceli bir yolculuk olabilir. Aslında biraz absürd bir komedi gibi, ama her adımda yeni bir soru ve yeni bir cevap bekliyorsunuz. Süreç bittiğinde, eminim çoğumuz o kadar rahatlamış hissedeceğiz ki, bunu komik bir şekilde anlatmak için daha fazla beklemek bile isteyeceğiz.
Ama sonuçta, Denklik süreci ne kadar sürer? sorusunun cevabı tek bir yerden çıkıyor: Sabır, zaman ve biraz da şans.