İçeriğe geç

Unutmak türemiş mi ?

Unutmak Türemiş Mi?

“Unutmak türemiş mi?” sorusu, aslında günlük hayatımızda çok da farkında olmadan karşılaştığımız bir soru gibi gözükse de, biraz derinleşince içinde felsefi bir boşluk bulunduruyor. Şu an belki “Unutmak türemiş mi?” ne demek, ne alaka diyebilirsiniz ama biraz daha dikkatli düşününce bu soru, hem dilin evrimiyle hem de insan psikolojisiyle ilgili önemli ipuçları veriyor. Hadi gelin, bu soruya birlikte bakalım, hem kelime hem de anlam açısından.

Unutmak ve Dil: Kökeni Nereye Dayanıyor?

Bir kelimeyi türemiş kabul edebilmemiz için onun kökeninin bir başka kelimeden türemesi gerekir. “Unutmak” kelimesi, kökeni eski Türkçeye dayanan bir kelime. Türkçedeki “unut-” kökünden türemiş bir fiil. Oysa “unutmak” kelimesinin kendisi, aslında eski zamanlarda insanlar için çok daha önemli bir eylem olabilir. Şöyle düşünün: Yaşadığımız toplumda unutmak, hafızamızda iz bırakan, belki de bazen acı veren şeyleri hatırlamamak, onları silmek anlamına geliyor. Ama geçmişte unutmak, daha çok hatırlamamak, kaybetmek gibi anlamlar taşıyor olabilir. Peki, dilin değişmesiyle bu kelime ne kadar değişti?

Günümüzde unutmak, genellikle olumsuz bir anlam taşıyor. “Unutmak türemiş mi?” dediğimizde de aslında dilin, kelimelerin zamanla nasıl şekil değiştirdiği ve insanların unutma eylemini ne kadar farklı bir bakış açısıyla değerlendirdiğini sorguluyoruz. Peki ama unutmak gerçekten türemiş mi? Bir anlamda evet, çünkü unutmanın hem duygusal hem de psikolojik etkileri bu kelimenin anlamını şekillendirmiş. Düşünsenize, bazen bir şeyleri unutmak istemeyiz ama bir yandan da unutmak, acıyı hafifletmek, ağır yüklerden kurtulmak demek olabilir. O zaman, “unutmak” kelimesi de zamanla türemiş ve kendini değişen koşullara göre uyarlamış gibi görünüyor.

Bugün Unutmak Ne Anlama Geliyor?

Hadi bir de günümüze bakalım. Bugün “unutmak” dediğimizde aklımıza çoğunlukla kötü anılar, kırgınlıklar ve kayıplar gelir. Ama unutmak sadece acı veren şeyler için geçerli bir kelime mi? Belki de bu kelime, giderek farklı bir anlam kazandı. Artık günümüzde, bir şeyi unuttuğumuzda suçluluk hissetmek yerine, rahatlama, ferahlamayla karşılaşıyoruz. Çünkü unutmak, her zaman kötü bir şey değil; bazen iyi bir şey. Bu yüzden bazen diyoruz ki “Ah, şu dertleri unutabilsem…” Bir taraftan geçmişin yükünden kurtulmak, bir taraftan da geleceğe doğru adım atmak…

Bir örnek vereyim: İstanbul’da yaşıyorum, gündüzleri ofiste çalışıyorum, akşamları da blog yazıyorum. İş yerindeki yoğun tempoya bazen o kadar kaptırıyorum ki, geceyi düşünmeden, sabahı görmek için gözümü açıyorum. Hani derler ya, “iş hayatı bazen insanı bitirir,” işte o bitiren yoğunluktan sonra insan ister istemez bazen unutmak istiyor. Unutmak, bir anlamda o günü, o saati silmek ve ruhunu bir nebze olsun rahatlatmak oluyor. Gerçekten bazen unutmak, sağlıklı bir boşluk yaratıyor.

Gelecekte Unutmak ve Dil: Nereye Gidiyoruz?

Geleceğe dair bazı tahminlerde bulunmak gerekirse, 5-10 yıl sonra belki de unutmak kelimesinin yerini başka bir şey alacak. Teknolojik gelişmeler, insan zihninin daha hızlı bilgi işlemeyi öğrenmesi, ya da sosyal medyanın etkisiyle hayatımızda çok daha fazla bilgi olacak. Unutmak, sadece eski anıları silmek değil, artık fazlalıklardan kurtulmak anlamına gelecek. Birçok bilgiye sahip olacağımız bir dünyada, belki de unutmamak daha önemli hale gelecek. Bu da şu soruyu aklıma getiriyor: Unutmak kelimesi sadece bir anlam kaymasıyla türedi mi, yoksa insanlar sürekli hatırlama yükünden kurtulmak istedikleri için mi dil bunu değiştirdi?

İşin ilginç yanı, unuttuğumuzda bile bir şekilde o hatırlamama hissi bizde bir iz bırakıyor. Şimdi düşününce, unuttuğumuz anlar ne kadar kıymetli olabilir? Belki de bu yüzden unuttuğumuz her şey, hafızamızda bir boşluk, bir eksiklik yaratıyor. Ve bu eksiklik, gelecekte farklı bir biçimde karşımıza çıkacak. 5 yıl sonra, belki unutmak hiç olmadığı kadar zorlaşacak. Zihinsel anlamda, hem kendimiz hem de çevremiz hakkında daha fazla bilgi edinmeye başladıkça, unuttuğumuz şeylerin önemi de azalacak.

Böylece, “unutmak türemiş mi?” sorusunu hem dilsel hem de psikolojik açıdan ele almak mümkün. Dilin evrimiyle unutmanın nasıl değiştiğini, ne zaman türediğini, kişisel deneyimlerimizle ve toplumsal değişimle anlamaya çalıştık. Sonuç olarak, unutmak kelimesi sadece bir kelime değil, hayatın içindeki kayıplarla başa çıkma, kendini yeniden kurma yolculuğunun bir parçası haline gelmiş gibi görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
elexbet giriş adresitulipbett.net